Influencer Marketing’de “Az Takipçili Fenomen” Sihri

Reklam, tutundurma, kişisel satış gibi klasikler dijital çağ ile yerini yeni yöntemlere bıraktı. Şimdi markalar için hedef kitleye ulaşmanın en uygun ve verimli yollarından biri, fenomen etkileşimi yani influencer marketing. Bildiğimiz gibi influencer marketing’de markalar oldukça doğal görünen yöntemlerle, fenomen dediğimiz çok takipçili kimselerle anlaşarak ürün ya da hizmet tanıtımı yapabiliyorlar.

images.png

Influencer marketing gücünü reklamdan değil, kişilerin kendisinden alıyor.

Influencer marketing’in ülkemizdeki ilk örneklerinde müthiş verim alınmıştı. Özellikle Twitter’da bazı fenomenler neredeyse geçimlerini bu içeriklerle sağladılar. Ancak zamanla, bu tarz içerikler arttıkça, hatta fenomenlerin bir bölümünün eşzamanlı olarak marka işbirliği içerikleri anasayfalara düşmeye başlayınca bundan alınan verim azaldı. Bunun sebebi halkla ilişkiler ilkelerinin önemli bir maddesi olan inandırıcılık etkisinin yitirilmesiydi. Yani, fenomenler daha çok sponsorlu içerik paylaştıkça, inandırıcılıklarını kaybettiler. İçerikleri atlanmaya başlandı.

Bq_Z7cUCEAEDdjZ.jpg

Görsel, Doğadan markasının dört fenomenle anlaşarak yaptığı bir tanıtımdı. Doğallıktan ve inandırıcılıktan o kadar uzaktı ki, 2014 yılında paylaşılan bu içerik hakkında hala espriler yapılıyor.

Markaların artık daha fazla kişiye ulaşmak için en çok takipçili kişiyi seçmek yerine, daha az takipçisi olan ama daha doğal ve inandırıcı içerik üretebilen fenomenleri seçmeleri gerekiyor. Yani, 500 bin kişiye ulaşmayı deneyip satışa teşvik edememektense, 50 bin ya da 10 bin takipçili kimselerle anlaşıldığında daha inandırıcı ve satışa teşvik edebilen bir sonuç tercih edilebilir.

influence1.jpg

Örneğin, markanın işbirliği yaptığı kişinin 500 bin takipçisi varsa, bu onu daha ulaşılmaz gösterdiğinden, takipçisi ürün ya da hizmetle ilgili bir soru sormaya çekiniyor. 500 bin takipçili kişinin paylaştığı içerik için para alabileceği düşüncesi daha baskın geliyor. Burada müşteri atlanıyor. Oysa takipçi sayısı diğerine göre az olan fenomende, takipçi kendini fenomene daha yakın hissediyor, çekinmeden soru sorup, satın alma davranışı gösterebiliyor.

Ekran Alıntısı.PNG

Influence.co‘nun araştırmasına göre takipçi sayısı ve etkileşim ilişkisi

Yani takipçi sayısı arttıkça, organik etkileşim azalabiliyor.

Yani artık inandırıcılık ve takipçi sayısı arasında bir ters orantı söz konusu.

Geleneksel medyada, tirajı yüksek olan mecrayla daha çok kişiye ulaşılıyordu ve daha yüksek ücret her zaman daha çok ulaşım demek oluyordu. Doğru orantı söz konusuydu. Ancak sosyal medya kuralları yıkmayı seviyor. “Ne kadar çok takipçi, o kadar ulaşım” değil, az ama öz takipçili kimselerle işbirliği yaparak, inandırıcılığı korumak mesajınızın hedef kitlenize ulaşmasında daha sağlam bir yol.

Elbette markaların influencer dediğimiz, çok takipçili kişileri seçerken hedef kitle analizlerini sağlam olarak yapmaları kilit nokta. Sadece takipçi sayısı değil, takipçilerin yaşam tarzlarıyla marka konumlandırmasının uyumu, markayı başarıya götürmedeki en önemli anahtar. Bu anlamda, markaların pazarlama stratejilerini belirlerken doğru hedef kitle analizi gerçekleştirerek, hedef kitlelerini de birlikte yürüyecekleri fenomenlerin takipçi kitleleriyle karşılaştırarak, doğru adımlar atması büyük önem taşıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s