Pazarlama İletişiminde “Transmedya” Kahramanlar

Pazarlama iletişiminde geleneksel yöntemlerin modası geçeli epey oldu. Sosyal medyayla birlikte hayatımıza giren etkileşim kavramı, marka-tüketici ilişkisi arasında da bir gereklilik olarak yerini aldı ve artık markalar hikayeler yoluyla tüketiciyle diyalog oluşturmaya çalışıyor, tüketicilerin yaratılan hikayenin bir parçası olması için çabalıyorlar.

Transmedya hikayecilik, bir hikayenin birden fazla platformda kurgulanıp geliştirilmesi anlamına geliyor. Bir kitap, okuyucuyla sadece kelimelerle bir araya gelmek yerine, videolarla, oyunlarla, oyuncaklarla, mobil uygulamalarla, haritalarla vb yöntemlerle kurgulanıyor ve okuyucunun kişiselleştirebildiği bir içeriğe dönüşüyor.

Ancak bir kitabın filme uyarlanması demek transmedya demek değil. İçeriğin farklı mecralarda anlatılan ve birbirleriyle bağlantılı hikayelerin bütün oluşturduğu bir öykü evreninin bulunması gerekiyor.

transmedia-storytelling.jpg

Transmedya kavramında kilit noktalardan biri alıcıyı kendi isteğiyle içeriğe dahil etmek elbette. Bunun için de iletişim sürecinin her ayrıntısıyla ince düşünülerek planlanması gerekiyor. En başarılı transmedya örneklerinden Harry Potter, Star Wars ve Marvel’a bakalım.

1.Harry Potter

Harry-Potter-Platform-9-shop-Kings-Cross-Station-London-2.jpg

Pottermore projesinden bahsederken, yazar J.K.Rowling adeta transmedyanın tanımını yapmış:

“Size şu anda özgün bir şey sunabilecek olmanın heyecanı içindeyim. Başka hiçbir şeye benzemeyen bir online okuma deneyiminden bahsediyorum. İsmi Pottermore. Hikaye temelde aynı ama birkaç önemli ilave var ve en önemli ilave de sizsiniz. Okuma eyleminin, bir öykü yaratmak için yazar ve okurun müşterek hayalgücünü gerektirmesi gibi, Pottermore da, kısmen siz okurlar tarafından üretilecek. Pottermore, her yaştan hayranın, hikayeleri yeniden keşfedeceği, paylaşacağı ve onlara katılacağı bir yer. Ben de orada olacağım ve Harry Potter’ın dünyası hakkında yıllardır bir kenarda biriktirdiğim ek bilgileri paylaşacağım.”

The Wizarding World Harry Potter – Universal Studios

Fun-Facts-About-The-Wizarding-World-of-Harry-Potter--Diagon-Alley-307d561cff994624913b202f54160762.jpg

ABD’deki Universal stüdyolarında baştan sona birebir boyutlarda ve gerçek olarak inşa edilmiş bu dünyada tam anlamıyla bir deneyim yaşıyorsunuz ve buradaki her eşya satın alınabilir olmasıyla alıcılara kişiselleştirmenin kralını yaşatıyor. Her ziyaretçinin ortalama 425$ harcadığı bu pazarlama dünyasında alıcılar aslında ürünleri değil hikayeyi satın alıyorlar.

Harry Potter dünyasından uygulamalar, kıyafetler, oyunlar, figürler, kitapta yer alan neredeyse her şeye ulaşılabiliyor.

2. Star Wars

Star Wars’un ilk filmi 1977 yılında gösterime girdi ve hikaye örgüsü hala devam ediyor.

Yapım 26 senede, 6 film, kitaplar, çizgi romanlar, anime TV serileri, 100’ün üzerinde resmi oyun, giysiler, aksesuarlar gibi çok sayıda medya formunu kapsayan bir transmedya uygulaması olarak görülmekte.

resize.png

3. Marvel

lisa3pjfcfbmoshfvioc.jpg

Toplamda 46 filmi bulunan Marvel dünyasında da transmedya kavramı son derece bütünleşik bir yapıda kendini hissettiriyor. Thor, Iron Man, Captain America gibi karakterlerin seri halinde filmleri ve her birinin onlarca video oyunu, hala yenileri yayınlanan çizgi romanları, figürleri, lego oyunları, televizyon dizileri… Ayrıca Harry Potter’ın Universal deneyimi kadar olamasa da Marvel evrenini de Disney Park’ta deneyimleyebiliyorsunuz.

Ekran Alıntısı.JPG

Harry Potter, Star Wars ve Marvel’ın ilişkili ürünlerinin aşırılaştığından yana eleştiriler var ancak yapım şirketlerinin neredeyse film hasılatlarından çok bu ürünlerden/deneyimlerden para kazandığı ortada. Ayrıca kazanılan elbette sadece para değil, markaların ayakta durabilmesi için para kadar değerli olan “tüketici bağı/ marka sadakati” kavramı.

Günümüz iletişim ortamlarında hedef kitleye mesajları iletmek bir hayli zorken, artık sadece iletinin de yeterli olmadığı ve tüketicide iz bırakma çabasının zorunlu olduğu bir resim oluştuğunu görüyoruz. Transmedya kavramıyla da markalar tek yönlü bir mesaj göndermek yerine alıcılarla birebir diyalog kurarak, onlarda bir iz bırakarak bu iletişim çabalarından oldukça etkili sonuç alabiliyorlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s